Kemal Uzan, 2003’te beni tehdit etti

0
356

Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Taner Yıldız, Gaziantep Üniversitesi’nde katıldığı konferansta, 2003 yılında randevu alıp, kendisini ziyaret eden Kemal Uzan tarafından tehdit edildiğini öne sürdü.  
Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Taner Yıldız, Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Sahnesi’nde ‘Yeniler Topluluğu’ tarafından düzenlenen ‘İnsanımız ve Türkiye’nin vizyonu’ konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GAÜN Rektör Vekili Prof. Dr. Şehmus Demir, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Eyüp Özkeçeci ve çok sayıda öğrencinin katıldığı konferansta, Taner Yıldız, 2003 yılında kendisinden randevu alan Kemal Uzan tarafından tehdit edildiğini savundu. Taner Yıldız, şunları söyledi:
“Kemal Uzan, 2003 Mart’ta bir randevu istedi. Başta konuşmasına nazik ve kibar bir üslup ile başladı. Namaz ve abdestten bahsetti. Daha sonra konuşma ilerledikçe Uzan’ın üslubu değişti ve sertleşmeye başladı. ‘Siz bizim bazı işlerimize mani olmaya başlamışsınız’ dedi. Biz de ‘Kanun neyse odur; senin benim işim yok, kanun vardır’ dedik. ‘Biz hancıyız, siz yolcu, çok milletvekili, çok siyasetçi gördük. Bize hep böyle baştan derler, sonra pes ederler. O yüzden sen akıllı birine benziyorsun, gençsin de, istikbalin de parlak görülüyor. Bence dikkat etsen iyi olur’ dedi. Ben de üslubunuz hemen değişti. Ben sizin yaşınız ile ilgili ciddi tedirginlik sahibiyim. Sağlığınızdan da sıkıntılıyım dedim.”
Yıldız, bu konuşma üzerine Kemal Uzan’a, ‘Beni tehdit mi ediyorsun?’ şeklinde soru sorduğunu, onun da ‘Hayır’ diye cevap verdiğini söyledi.  
“15 TEMMUZ UFKUMUZDAKİ İNSAN PROFİLİNİ DEĞİŞTİRDİ
Türkiye’nin vizyonunu ancak Türkiye’nin gücüne inananların oluşturabileceğine vurgu yapan Taner Yıldız, “Pesimist, karamsar, kötümser bir tarzda yaklaşımlarla vizyon oluşturulmaz” derken, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ufkumuzdaki insan profilini değiştiren bir yapı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu sadece bir darbe girişimi değildir. Yalnızca bir kaos oluşturmak değildir. Bizim fiziğimizi değil, aynı zamanda kimyamızı da bozmak üzere olan bir girişimdir. İnsanlar birbirine daha az güvenir oldular acaba FETÖ’cü mü diye? Bir insanın güvenini kaybetmekten daha kötü bir şey olabilir mi? Bir insanın güveni yıllar süren bir ilişkiden sonra ancak tesis edilebiliyor. O yüzden Türkiye’ye yapılan bu kötülüğü biz yeni neslimizle beraber ancak telafi edebileceğiz. Türkiye’nin bütün yönleriyle beraber normalleşebiliyor olmasını siyasette, ekonomide, idarede, sosyal hayatta, sanayide her bir yönüyle beraber sağlayabilmek ancak buradan geçiyor. Bizler birçok konuyu rahat tartışabiliyor olmamız lazım. Rahatlıkla bunları konuşabiliyor olmamız lazım. Gençler acaba şuurlu, bilinçli mi yetişiyorlar diye tartıştırdığımız bir ortamda 15 Temmuz’da meydanlara çıkan 15 yaşındaki şehidimizden tutun ki 70 yaşına varıncaya kadar şehidimizin olduğu bir gece yaşadık. O gecenin ortak bir özelliği vardı; kalplerinden korkuları alınmış yapıdaydık. Ben birisiyle konuşuyorum ‘ben aslında bu kadar cesaretli biri değilim ama gittim tankın karşısına çıktım’ diyor. O yüzden biz eğer değerlerimizi kendi içimizde çok iyi tutuyorsak mutlaka bunun dışa yansıması olacak.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here