İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, son günlerde kamuoyuna yansıyan partiye dair tartışmalara dair açıklama yaptı.  
Odatv’de yer alan habere göre; Meral Akşener’in başkanlığında kurulan İYİ Parti son günlerde tartışılmaya devam ediliyor.
Parti ilk önce kurucular kurulunda yer alan isimler, ardından da parti programındaki NATO’ya dair ifadelerin tartışmasıyla gündeme geldi.
Dün ise, 1983’te kurulan ve ‘neo-con’ kimliğiyle tanınan NED’in desteklediği Denge ve Denetleme Ağı’nın etkili isimlerinden Selda Tandoğan’ın, İYİ Parti’yi kuran Meral Akşener’in başdanışmanı olduğu ortaya çıktı.
ÖZDAĞ’DAN AÇIKLAMA
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Özdağ, son günlerde kamuoyuna yansıyan partiye dair tartışmalara dair açıklama yaptı.
“İYİ Partinin kuruluşundan itibaren bazı çevreler yalan ve tezvirat üzerine kurulu bir kampanya başlattılar.” iddiasında bulunan Özdağ “Başka çevreler de bilinçli/bilinçsiz yanlış anlamaya dayalı bir yorum konusunda ısrar ediyorlar. Bu nedenle kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına açıklama yapma zarureti doğmuştur” dedi. 
DANIŞMAN TARTIŞMASI
Ümit Özdağ, Selda Tandoğan’ın başdanışman olmasıyla ilgili olarak da “Öncelikle, Sayın Meral Akşener’in başdanışmanı olarak atandığı iddia edilen Selda Tandoğan Demirel’in hiçbir şekilde başdanışmanlık ya da danışmanlık kadrosuna atanması söz konusu değildir” açıklamasında bulundu.
Ancak, Selda Tandoğan’ın Twitter hesabında “İYİ Parti Genel Başkanı Başdanışmanı” ifadeleri yer alıyordu. Tandoğan bu ifadeleri hesabından sildi ancak önbellekten bakıldığında bu ifadeler görünebiliyor.
O TARTIŞMALARA NE YANIT VERDİ?
Ümit Özdağ açıklamasında NATO ve eşit vatandaşlık tartışmasına da değindi. Özdağ açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İkinci nokta ise, İYİ parti programında NATO’ya bağlılık ve eşit vatandaşlık kavramlarının olduğu iftirasıdır. Oysa parti programında eşit vatandaşlıkla ilgili hiçbir ifade yoktur.
NATO konusunda ise; Türkiye’nin halihazırda NATO üyesi olduğu, İYİ Parti iktidara geldiği zaman ise, Türkiye’nin milli menfaatlerini takip etmekten ne NATO ya da başka bir uluslararası üyeliğin ne de anlaşmanın alıkoyamayacağı açık bir dille 2 kez vurgulanmıştır.
Bu konuda yapılan her türlü tezvirat -bazıları iyi niyetli olsa bile- ve değerlendirme gerçek bir zemine dayanmamaktadır.
Parti programında Türk dış politikasına ilişkin şu ifadelere açıkça yer verilmiştir:
Taraf olduğumuz ikili ve çoklu uluslararası antlaşmalara uygun hareket edilecek, kurucusu veya üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlardaki sorumluluklarımızın yerine getirilmesine devam edilecektir. Ülkemiz bu sorumluluklarını yerine getirirken, komşu, müttefik ve ortaklarımızın da Türkiye’ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri konusunda kararlı, ısrarlı ve takipçi bir tavır sergilenecektir.
NATO
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan dünya düzeni içinde Batı kurumları içinde yer almıştır. Ülkemizin savunma politikası da Batı güvenlik sistemine entegre edilmiştir. Savunma politikasında en üst şemsiye olarak NATO bulunmaktadır. NATO bir siyasi yapılanma olup üyelerinin, müşterek savunma ihtiyaçlarını da karşılamaktadır. Türkiye’nin NATO şemsiyesinde olması milli politikalar ve stratejiler uygulamasına engel olmadığı gibi, İttifak üyeliğimiz diğer ittifak ve mekanizmalardaki ülkelerle kendi milli çıkar ve ulusal güvenliğimizin gereği olarak kurulacak ilişkilere ve işbirliği çabalarına da aykırı değildir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here