Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, İslahiye’de bulunan Yesemek Açık Hava Müzesi’ni UNESCO’nun kalıcı listesine aldırmak istediklerini söyledi.  
Köken, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gaziantep Üniversitesi’nin ortaklaşa yürüttüğü “Eski Yakın Doğu’da Taş Ocakları, Heykel Traş Atölyeleri ve Yesemek’in Yeri” konulu sempozyumda açıklamalarda bulundu. Köken, Gaziantep’in bir tarih şehri olduğunu vurguladı. Tarihi yazanlar ve yapanların yanı sıra üçüncüsünün de kazanlar olduğunu dile getiren Köken, üçünün bir araya gelmesiyle güzel şeylerin olacağını belirtti.
Gaziantep’in tarihin üzerinde oturduğunu ifade eden Köken, “Biz Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak Yesemek’e ehemiyet verdik. İnşallah gelecek sene geçici listeden kurtarıp kalıcı listeye almak istiyoruz. Bunu da bütün kurumların ve destekcilerin katkıları ile yapmak istiyoruz. Zeugma, Yesemek ve diğer şehirlerde ortaya çıkanca Gaziantep artık gezilmek ve görünmek istenen şehirlerin en başında yer alır.Yeme-içme, gezme-görme, kalma meselesini de bir arada yaşamış oluruz” diye konuştu.  
Gaziantep Üniversitesi Rektörü Ali Gür de, Gaziantep’te geçmişin tarih kalıntılarının Dülük, Karkamış, Zeugma ve Yesemek ile görüldüğünü söyledi. Önemli olanın tarihe sahip çıkmak olduğunu ifade eden Gür, 400 yıl Portekiz’e, 800 yıl İspanya’ya hakim olan İslam medeniyetinden hiçbir eserin kalmadığını vurguladı.
Konu ile ilgili tarihçilerin sunumlar işliğinde yaptığı konuşmalarında ardından katkısı olanlara ‘katılım belgeleri’ verildi. Sempozyumun iki gün boyunca devam edeceği açıklandı.  
YESEMEK AÇIK HAVA HEYKEL MÜZESİ
Yesemek Açık Hava Müzesi İslahiye ilçesine 23 km. uzaklıktaki yamaç üzerinde bulunmaktadır. Karatepe Sırtı ismi ile anılan bu yamaç aynı zamanda Kurt Dağı’nın güney uzantısını oluşturmaktadır.
Yesemek Heykel Atölyesi ilk kez Hitit döneminde I.Şuppilluma zamanında (MÖ1375-1335) işletmeye açılmış ve yöredeki yerli halk Huriler burada çalıştırılmıştır. Hitilerden sonraki dönemlere ait ele geçen heykellerde Asur ve Suriye etkileri de görülmektedir. Sonraki dönemlerde bu bölgeye gelen Aramiler heykellere kendi kültürlerini yansıtmışlardır. Bu nedenle de Yesemek Heykel Atölyesi çeşitli devletlerin, çeşitli kültürlerini yansıtan önemli bir merkezdir. Ancak buradaki Şam’al Krallığı MÖ.VIII.yüzyılın sonlarında Asurlular tarafından yıkıldıktan sonra heykel atölyesi önemini kaybetmiş, burada çalışanlar Yesemek’i terk etmişlerdir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetimindeki açık hava müzesinin bulunduğu yerdeki Yesemek ilk defa 1890 yılında Zincirli’de (Sam’al) kazı yapan Felix Von Lusvhan tarafından bulunmuştur. Yesemek’teki kazı çalışmaları 1958 – 1961 yılları arasında Prof. Dr. Bahadır Alkım başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülmüş ve 200’e yakın heykel ortaya çıkarılmıştır. Daha sonra İlhan Temizsoy tarafından yapılan arkeolojik kazılarda 300’e yakın heykel ve heykel taslağı ortaya çıkarılmıştır. Bunun üzerine Gaziantep Müzesi Müdürlüğü çevre düzenlemesi yaparak burasını Açık Hava Müzesi haline getirmiştir.
Yesemek 100 dönümlük bir alan üzerinde kurulmuş bir heykel yapım atölyesidir. Burada yapılacak heykeller önce bazalt bloklardan parçalar halinde ayrılmaktadır. Bunun için de bazalt blokları içerisinde oyuklar açılmakta, içlerine kuru ağaçlar yerleştirildikten sonra üzerlerine su dökülmektedir. Böylece şişen ağaçlar bazalt blok taşların birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Bundan sonra taşların yüzeyleri düzeltilmekte ve Yesemek atölyesinde istenilen şekillere getirilmektedir. Bunun için de yapılacak şeklin konturları, detayları çekiç ve kalemle çizilmekte ve özenle işlenmektedir. Günümüzde Yesemek Açık Hava Müzesinde 300’ün üzerinde yontu taslağı sergilenmektedir. Ayrıca burada sfenksler, aslanlar, çeşitli tanrılar, hayvanlar ve mimari parçalar da bulunmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here